Bizden Haberler

BİZDEN HABERLER

Ülkemizin Önemli Değeri Bor Madenlerinin Geleceği için Bir Yaklaşım
Ülkemizin Önemli Değeri Bor Madenlerinin Geleceği için Bir Yaklaşım

ICC’nin Ülkemiz için stratejik olan BOR Madenleri ve Bora dayalı Ürünler Konusunda  2011 yılında hazırladığı Bor ürünleri Teknolojik Yol Haritasında ve stratejilerinde önerdiği teknolojilere dayalı yatırımlar gerçekleşiyor. Bor Karbür Üretim Tesisi işletmeye alındı.

Dünya bor rezervlerinin %74’üne sahip olan ülkemizde, katma değerli bor teknolojilerinin özel sektör açısından da önemli fırsatlar sunduğu bir gerçek. Rezervlere yakın alanlarda kümelenme modeli ile yüksek teknolojili ürünlerin üretimi dünyada sadece rezerv olarak sahip olduğumuz üstünlüğü ekonomik güce de çevirecek, ülkemizin kalkınmasına önemli katkıda bulunacaktır. Ülkemizin bor ürün ve teknolojilerinde bor uç ürünlerine yönelerek ülkemizi bir dünya merkezi haline getirmek, teknoloji ve üretimde dünya lideri olmak için aşağıdaki alanlarda stratejik yaklaşımlar geliştirmesi önem arz etmektedir;

  • Maden işletmeleri etrafında kümelenme yoluyla ileri teknoloji ürünleri üretimine yönelik planlama yapmak,  bu alandaki sanayiin geliştirilmesine yönelik mevzuat düzenlemesini yapmak ve teşvik alt yapısını geliştirmek,
  • Bora dayalı ar-ge (ürün ve teknoloji geliştirme)  faaliyetlerini ve bu alanda girişim yapacak özel sermayeyi desteklemek,
  • Yüksek hacimli üretilen/tüketilen rafine bor ürünlerinin kullanım alanlarını artırıcı, maliyet düşürücü, rekabet gücünü artırıcı çalışmaların yapılmasını teşvik etmek

 Öte yandan tüm bunların başarılabilmesi için; araştırma-geliştirme alt yapısı yetkinliği ve bu yetkinliğin sürdürülebilirliğini sağlayan yönetsel yetkinlikler kritik öneme sahiptir. Teknoloji geliştirme ve yönetim yetkinlikleri konusundaki ana başlıklar aşağıdaki gibidir:

  • Sektörün gelişmesine etkide bulunacak düzeyde araştırma yapılmasına olanak sağlayacak ve uzmanlık birikimini sağlayacak ar-ge laboratuvar alt yapısının ve laboratuvar ölçeğinden pilot ölçeğe geçişi sağlayacak pilot tesis alt yapısının oluşturulması ve sektördeki yeteneklerin merkezi yönetiminin sağlanması
  • Bu alt yapıların ve stratejik hedeflerin gerçekleştirilmesini sağlayacak organizasyon yapısının, operasyon ve yönetim süreçlerinin oluşturulması, insan kaynakları yetkinliklerinin geliştirilmesi önemsenmelidir.

 Dünyada yeni teknolojilerin geliştirilmesinde öncü olan savunma sanayii işbirliğinin benzer örneklerinden hareketle, yenilikçi ve pahalı teknolojilerin geliştirilmesinde savunma sanayii ile işbirliği yaparak yeni alanlar açılmasını sağlamak ve bu uygulamaların ilerleyen aşamalarda sivil kullanıma açılmasını sağlamak hedeflenmelidir. Bor Karbür üretimine odaklanmak bu yaklaşımın başarılı bir örneğidir.




Fidan Bağış Sertifikası
Fidan Bağış Sertifikası Bu Ülkeye bizden de bir nefes bırakıyoruz. 


"Değişim Yönetiminde Teknolojinin Önemi"
Kuruluşların stratejik, çevik bir yönetim kültürü ve alt yapısı ile gelecek nesillere taşınması, ülke ekonomisine ve istihdama katkısı her işverenin temel odak alanlarında olmalıdır.
 
Kuruluşların rekabet gücünün sürdürülebilir kılınmasında ve kurumsal yapının sürdürülebilirliğinde temel kriterler; sektördeki değişime adapte olma, teknolojik değişime adapte olma, yenilikçi ürün ve hizmet üretimine odaklanmanın yanı sıra kurumsal zekâ, bilgi yönetimi alt yapısını ve çalışma kültürünü yerleştirmek, insan kaynakları yetkinliklerinin işe uyumunu ve sürekli gelişimini sağlamaktır. Dış çevredeki değişime ve özellikle teknolojik değişime duyarlı olmanın yolu stratejik yönetimin, vizyon, misyon ve değerler ile yönetimin kuruluş genelinde iş yapma kültürünün bir parçası haline gelmesinde yatıyor. Güncel, yaşayan ve adaptasyon hızı yüksek planlarla kendini düzenli olarak gözden geçiren, değerlerini kuruluş genelinde davranış modeline dönüştüren kuruluşlar daha çevik ve hızla adapte olan yapılara dönüşecek, sürdürülebilir büyüme ve kârlılık hedefine daha hızlı ulaşacaktır. Bunun için sadece insan kaynaklarının yönlendirilmesi ve motivasyonu değil, aynı zamanda hedef ve gerçekleşmelerin bir yazılım alt yapısında bilgi sistemleri ile entegre çalışması da gereklidir. Aksi taktirde, departman ve çalışanların başarı seviyesi izlenemez, hedefe ulaşmak için zamanında aksiyon alınamaz.
 
Bilgi Teknolojileri Altyapıları Güçlendirilmeli 
Yenilikçi ürün ve hizmet geliştirmede dış çevrenin düzenli takibi ve analizi yanında, yenilikçi geliştirmelere hizmet edecek verilere sistem alt yapısı üzerinden ulaşmak ve bu verileri yeni ürün ve hizmet geliştirme süreçlerine taşımak da süreç başarısını artıracaktır. İşte bu nedenle kuruluşların farklı ve birbiriyle konuşmayan yazılımlar yerine, entegre, bilgi güvenliği ve tekliği sağlanmış karar destek hizmeti sağlayan alt yapılara ihtiyacı bulunuyor. Birçok kuruluş bunun farkında değil ve dağıtık yönetimle bilginin sunduğu fırsatları kaybetmekle meşgul. Tüm kuruluşlara tavsiyem, hızla bilgi teknolojileri altyapılarının yetkinliğini, raporlama ve bilgi ihtiyaçlarını uzman desteği ile gözden geçirmeleri ve sağlıklı sistemlere dönüştürmeleri. Aksi taktirde kaynak yönetimini etkin olarak yapamayacaklar, geleceğe yönelik karar ve hedefleri oluşturmada veya istatistiki verinin gücünü kullanmakta geri kalacaklar, başlarına gelenin nereden kaynaklandığını düşünmekle vakit kaybedecekler. Kurumların çoğu stoklar, insan kaynağı, finansal kaynaklar, teknolojik varlıklar gibi kaynaklarının etkin yönetimi konusunda gri alana sahip. Bu durum KOBİ’lerde, kamu yönetiminde ve yerel yönetimlerde rastlanan en önemli hastalıklardan.
 
Süreçler İzlenilebilir Olmalı 
Kurumsal zekâ ve entegre veri yönetiminde en kritik konu ise tüm süreçlerin bir yazılım ortamında canlıya aktarılması, süreç risk ve performans göstergelerinin izlenebilir ve raporlanabilir hâle dönüştürülmesi. Sadece bir doküman yönetimi sisteminin parçası olan süreç haritaları ve prosedürler uygulamaya yeterince ışık tutmayacak, hatta bazen güncellenmeleri bile atlanabilecektir. Süreçlerin izlenebilirliği hem karar alma süreçlerinin hızlanmasına ve kalitesinin artmasına hem de süreç yönetimi ile hedeflerin yakalanmasına hizmet edecek, iyileşme alanları hızla keşfedilerek kârlılık ve verimlilik artırılacaktır. Daha çevik süreçler kurumsal çevikliğe de hizmet edecektir. Kurumsal gelişim ve değişimin yönetimi teknoloji-sistem-insan faktörlerinin nitelikli bir kombinasyonu olup, kuruluşların bu doğrultuda düşünmesi ve yönetmesi işleri daha başarılı kılacaktır. 
 
Biz ICC Uluslararası Danışmanlık Şirketi olarak danışmanlık hizmetlerimizin teknolojik vizyon ile buluşmasına önem veriyor, müşterilerimizin uygulanabilir ve ölçümlenebilir sistemlere sahip olması için en doğru çözümleri sunuyoruz.
 


“Kurumsallaşmanın bütünsel bir bakış açısı ile sağlanabileceğine inanıyoruz.”
“Kurumsallaşmanın bütünsel bir bakış açısı ile sağlanabileceğine inanıyoruz.” Ekonomik sürdürülebilirliğin temelinde kurumsal risk yönetimi vardır”

ICC Uluslararası Danışmanlık Genel Müdürü B. Tülin Seçen:
“Kurumsallaşmanın bütünsel bir bakış açısı ile sağlanabileceğine inanıyoruz.”


Firmanızı tanıyabilir miyiz?
23 yıl önce kurmuş olduğum ICC, bugün yönetim danışmanlığı alanında ülkemizin lider şirketlerinden biridir. Amacımız, ülkemizin kurum ve kuruluşlarının rekabet gücünü ve sürdürülebilirliğini artırmak, kurumsal yönetim
yetkinliğinin ve kurumsallaşma süreçlerinin geliştirilmesine katkıda bulunmaktır. Bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz 1000’e yakın projedeki müşteri portföyümüzün yarısını özel sektör firmaları, diğer yarısını da kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ve sivil toplum örgütleri oluşturmaktadır. Referanslarımızla büyüyoruz
ve müşterilerimizin uzun dönemli çözüm ortağı olarak onlarla birlikte yeni başarı hikâyelerine imza atmaya devam edeceğiz.
 
Sunduğunuz çözümler hakkında bilgi alabilir miyiz?
ICC olarak kurumsallaşmanın bütünsel bir bakış açısı ile sağlanabileceğine inanıyor ve tüm danışmanlarımızı çoklu disiplinde kurumsal gelişim uzmanları olarak yetkinleştiriyoruz. Bu kapsamda temel olarak aşağıdaki alanlarda hizmet veriyoruz:
·        Strateji Geliştirme ve Planlama
·        Kurumsal Performans Sistemleri
·        Risk Yönetimi (Kurumsal Risk Yönetimi, İş Sürekliliği Yönetimi, Proje Risk Yönetimi)
·        Organizasyon Yapılandırma
·        Süreç Yapılandırma ve Geliştirme
·        Değerlendirme Hizmetleri
 
Kurumsal risk yönetiminin marka imajına ve firma sürdürülebilirliğine katkısı ne yöndedir?
Ekonomik sürdürülebilirlik çoğu kuruluşun kendisini en sağlam hissettiği faktör olup, ekonomik sürdürülebilirliğin temelinde “kurumsal yönetim yetkinliği” ve “risk yönetimi” yatmaktadır. Öte yandan bir marka olarak değer yaratmanın temelinde de “pazardaki konumu ve talep sürdürülebilirliğini sağlamak” ile “riski azaltmak ve gelecek nesillere devir olacak sağlam bir yapıyı güvence altına almak” unsurları bulunmaktadır. Bu saptamadan hareketle rahatlıkla söyleyebiliriz ki;
·        Kurumların stratejilerinin, bu strateji ve hedeflerin gerçekleşmesine olumsuz etkide bulunacak kritik risklerin yönetim kurulu seviyesinde sahiplenilmesi,
·        Stratejik, finansal, operasyonel ve kurumsal risklerin ve bunların iş sürekliliğine ve marka değerine etkilerinin ele alındığı organizasyonel sahiplik, sistem ve süreçlerin varlığı,
·        Kurum kültürünün ve uygulama yetkinliğinin geliştirilmesi,
·        Performans ve risk odaklı çalışma ve yönetim kültürünün iş yapma biçiminin bir parçası hâline getirilmesi marka imajını ve değerini artıracak; güvenilir bir marka olarak kurumların talep yaratma yeteneği yükselecektir.
Öngörülmemiş ve yönetilemeyen riskler nedeniyle oluşacak krizler ve bunlarla ilgili kurumsal iletişim stratejilerinin olmaması ise marka değerini ve güvenilirliğini sarsacak, kuruluşların varlığını tehdit edecektir.
 
Kamu şirketleri yönetimi ve yerel yönetimlerde kurumsal risk yönetimi nasıl gerçekleştirilir, ne gibi artılar sunar?
Kamu ve belediye şirketleri, özel sektör firmaları gibi kâr odaklı çalışan, ancak kâr dağıtımı yapmayan ve müşterileri için ürün veya hizmet üreten organizasyonlardır. Bu kurumlar, kalkınma planı ve kurumsal düzeyde belirlenen vizyon ve stratejik hedeflerin başarılmasından sorumludur ve bu ancak;
·        Rekabetçilik düzeyini, kurum ve marka itibarını artırmak,
·        Kârlı ve verimli çalışmak,
·        Yüksek performanslı çalışan kültürü oluşturmak,
·        Güçlü ve sürdürülebilir bir kurumsal yapıya sahip olmak ile mümkündür.
Belediyelerde ise tek fark kâr merkezli değil, hizmet ve verimlilik odaklı çalışmaları ve sürdürülebilir belediye faaliyetleri için gelir sağlamalarıdır. Bu kapsamda kurumsal sürdürülebilirlik ve etkin yönetişim için tüm seviyelerde risklerin belirlenmesi, kök nedenlerin analizi ve riski azaltan/önleyen aksiyon planlarının yapılarak
risk göstergelerinin izlenmesi, etkin bir şekilde yönetilmesi kamu şirket faaliyetlerinin en kritik süreçleri arasındadır. Bu sistemlerin etkin uygulanması için belirlenen kritik risklerin sahipliği en üst düzeyde sağlanmalı ve iç denetim faaliyetleri ile kontrol altında tutulmalıdır. Belediyeler açısından en kritik operasyonel risklere örnek vermek istediğimizde; çıkar gruplarının plan yapım süreçleri üzerindeki baskısı, belediyeye ait taşınmazların ve tasarrufunda bulunan kamusal alanların ilgililere hatalı ya da amacı dışında tahsis edilmesi, mevcut altyapı ile imar planlarının uyumlu olmaması, hedeflenen yeşil alan miktarına ulaşılamaması; kültür, sağlık, sosyal yardım gibi alanlarda sürdürülebilir faaliyetler planlanmaması ve kaynak sarfı gibi risklerden bahsedebiliriz. Burada en kritik konu, şirketlerin ve belediyelerin stratejilerinin, hedeflerinin doğru belirlenmesi; proaktif performans ve risk yönetimi kültürünün kurum genelinde ve projelerin yönetiminde tkinleştirilmesidir. Etkin bir risk yönetimi sistemi ile kurum/il vizyon ve stratejilerine ulaşılabilir, kritik risklerin takibi ile krizler etkili bir şekilde yönetilebilir; verimlilik, etkinlik, kârlılık ve yetkinlikler artırılabilir, iş sürekliliği ve paydaşlara maksimum fayda sağlanabilir.
 
Hedefleriniz hakkında neler söylemek istersiniz? 2019 ajandanızda neler var?
Mesleğimizin ve iç danışmanlık yetkinliğinin gelişmesine ve kuruluşların danışmanlık araçlarına ulaşılabilirliğinin artırılmasına yönelik teknolojik çözümlerimiz ile de farklılaşmayı hedefliyoruz. Bu kapsamda, içinde risklerinde değerlendirildiği ve aksiyon planlamasının yapıldığı yeni bir danışmanlık aracını müşterilerimizle buluşturmayı hedefliyoruz.